sweeping
Çeviri
geniş kapsamlı, yaygın, büyük
Örnekler
The government introduced sweeping reforms.
Hükümet geniş kapsamlı reformlar başlattı.
The house has a sweeping staircase.
Evin kavisli bir merdiveni var.
He made a sweeping gesture with his arm.
Kolunu savurarak bir hareket yaptı.
Dilbilgisi Kalıpları
((sweeping)) + isim geniş kapsamlı bir şeyi tanımlama The new law will have sweeping effects.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: geniş kapsamlı, yaygın, büyük
Etimoloji
'Süpürmek' (to sweep) fiilinden gelir, geniş, fırçalayan bir hareketi ifade eder.
Hafıza İpuçları
Geniş bir süpürgeyle bir yeri süpürdüğünüzü hayal edin. Tek bir hareket geniş bir alanı kaplar, tıpkı 'sweeping' (geniş kapsamlı) değişikliklerin geniş bir alanı etkilemesi gibi.