noun

takes

çekimler

The director needed many takes for that scene.

Yönetmenin o sahne için birçok çekime ihtiyacı vardı.

Her first two takes were the best.

İlk iki çekimi en iyisiydi.

((sayı)) çekim Sahneyi çekmek beş çekim sürdü. It took five takes to film the scene.

Synonyms: denemeler, çekimler, versiyonlar

Bir sahneyi filme veya bir performansı kayda 'almak' (take) anlamındaki fiilden gelir.

Bir film yönetmeninin 'Birinci çekim, motor!' diye bağırdığını hayal edin. 'Takes' bunun birden çok denemesidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.