noun

target

hedef, amaç, nişan

The archer hit the target.

Okçu hedefi vurdu.

Our main target is to increase sales.

Ana hedefimiz satışları artırmak.

Young people are the target audience.

Gençler hedef kitledir.

((bir şey)) için bir hedef The target for this quarter is a 10% increase.

((bir şeyin)) hedefi He was the target of their jokes.

Eş anlamlılar: goal, aim, objective, mark

Eski Fransızca 'targe' (hafif kalkan) kelimesinden gelir. 'Atış için işaret' anlamı 18. yüzyıldan kalmadır.

Bir okçunun hedef tahtasının merkezine nişan aldığını hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.