noun

texture

doku, yapı

The fabric has a soft texture.

Kumaşın yumuşak bir dokusu var.

I love the creamy texture of this soup.

Bu çorbanın kremalı dokusunu seviyorum.

((sıfat)) + texture bir şeyin hissini tanımlamak için Kekin hafif bir dokusu var.

texture of ((bir şey)) neyin dokuya sahip olduğunu belirtmek için Ahşabın dokusu pürüzlüydü.

Eş anlamlılar: feel, consistency, surface, grain

Latince 'textura' (dokuma) kelimesinden, o da 'texere' (dokumak) kelimesinden gelir. 'text' ile aynı köktendir.

Bir 'tekstil' (kumaş) ürününün 'dokusunu' (texture) düşünün. İkisi de dokuma fikrinden gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.