noun

tourniquet

turnike

The paramedic applied a tourniquet to the wound.

Paramedik yaraya turnike uyguladı.

A tourniquet can save a life by stopping severe bleeding.

Bir turnike, şiddetli kanamayı durdurarak hayat kurtarabilir.

((bir)) turnike kanamayı durdurmak için kullanılan bir alet Paramedik bir turnike uyguladı.

bandaj, sargı bezi

Fransızca 'tourner' (döndürmek) kelimesinin küçültme eki almış hali olan 'tourniquet'ten gelir, çünkü alet döndürülerek sıkılır.

Kan akışını durdurmak için bir çubuğu 'döndürdüğünüzü' (turn) hayal edin. Türkçe'deki 'turnike' ile aynı köktendir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.