noun

troublemaker

sorun çıkaran kimse, baş belası, arabozucu

He was known as a troublemaker at school.

Okulda sorun çıkaran biri olarak biliniyordu.

The manager identified the main troublemaker in the team.

Yönetici, takımdaki asıl baş belasını tespit etti.

((bir/o)) sorun çıkaran kimse alışkanlık olarak zorluk veya sorun çıkaran kişi Okulda sorun çıkaran biri olarak biliniyordu.

Eş anlamlılar: mischief-maker, disruptor; Zıt anlamlılar: peacemaker

'trouble' (sorun) + 'maker' (yapan kişi) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamıyla 'sorun yaratan kişi'.

Kelimenin tam anlamıyla bir yığın 'sorun yaratan' birini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.