adjective

truthful

dürüst, doğru sözlü, gerçekçi

She gave a truthful answer to the question.

Soruya dürüst bir cevap verdi.

He is a very truthful person.

O çok dürüst bir insandır.

truthful bir ((bir şey)) dürüst bir (şey) She gave a truthful answer.

((biri)) truthful olmak (biri) dürüst olmak He is a very truthful person.

Eş anlamlılar: honest, sincere, frank; Zıt anlamlılar: dishonest, deceitful

'truth' (gerçek) + '-ful' (dolu) ekinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'gerçekle dolu' demektir.

'truth' (gerçek) ile 'full' (dolu) bir insan hayal edin - yani dürüst birini.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.