verb

tuck

sokmak, sıkıştırmak, kıvırmak

Tuck your shirt into your trousers.

Gömleğini pantolonunun içine sok.

She tucked the letter into her pocket.

Mektubu cebine sıkıştırdı.

He tucked the children into bed.

Çocukları yatağa yatırdı.

((sth.)) ((into/in/under sth.)) (bir şeyi) (bir yere) sokmak/sıkıştırmak She tucked the letter into her pocket.

((sb.)) ((in/into bed)) (birini) yatağa yatırmak/üstünü örtmek He tucked the children into bed.

((to tuck in)) yemeğe yumulmak, tıkınmak Come on, tuck in everyone!

Eş anlamlılar: insert, push, stuff.

Eski İngilizce'de 'cezalandırmak, kötü davranmak' anlamına gelen 'tucian' kelimesinden, daha sonra Orta Hollandaca'da 'çekmek, asılmak' anlamına gelen 'tucken' kelimesinden etkilenmiştir.

Başparmağınızı saklamak için yumruğunuzun içine 'soktuğunuzu' (tuck) hayal edin. Bir şeyi küçük bir alana düzgünce yerleştirmekle ilgilidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.