verb

twinkle

parıldamak, ışıldamak, göz kırpmak

The stars began to twinkle in the sky.

Yıldızlar gökyüzünde parıldamaya başladı.

His eyes twinkled with amusement.

Gözleri eğlenceyle parıldadı.

((özne)) parıldamak Yıldızlar gökyüzünde parıldamaya başladı.

Eş anlamlılar: sparkle, glitter, shimmer, gleam

Eski İngilizce'de 'göz kırpmak' anlamına gelen 'twincan' kelimesinin sıkça yapılan halini belirten 'twinclian'dan gelir, hızlı yanıp sönen bir ışığı ifade eder.

Ünlü çocuk şarkısı 'Twinkle, Twinkle, Little Star'ı (Daha Dün Annemizin) düşünerek yıldızların 'parıldaması' ile olan bağlantısını hatırlayın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.