verb

wander

gezinmek, dolaşmak, amaçsızca dolaşmak, konudan sapmak

We decided to wander through the old town.

Eski şehirde gezinmeye karar verdik.

His mind began to wander during the long lecture.

Uzun ders sırasında zihni dağılmaya başladı.

The dog wandered off and got lost.

Köpek uzaklaşıp kayboldu.

((içinde/boyunca sth.)) bir yerde gezinmek Eski şehirde gezinmeye karar verdik.

((uzaklaşmak)) uzaklaşmak Köpek uzaklaşıp kayboldu.

((konudan sth.)) konudan sapmak Zihni konudan saptı.

Eş anlamlılar: roam, stroll, stray; Zıt anlamlılar: stay, settle

Eski İngilizce'de 'belirli bir rota olmadan hareket etmek' anlamına gelen 'wandrian' kelimesinden gelir. Almanca 'wandern' ile ilgilidir.

Sıkıcı bir derste zihninizin 'dolaşmaya' (wander) başladığını hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.