wandering
Çeviri
gezen, dolaşan, dalgın
Örnekler
We followed a wandering path through the woods.
Ormanın içinden geçen dolambaçlı bir patikayı takip ettik.
He has a wandering mind and often gets distracted.
Dalgın bir zihni var ve sık sık dikkati dağılır.
They lived a wandering life, never staying in one place.
Hiçbir yerde kalmadan gezgin bir hayat yaşadılar.
Dilbilgisi Kalıpları
((wandering)) + ((isim)) belirli bir rotası olmadan hareket eden bir kişiyi, yolu veya zihni tanımlar. We followed a wandering path through the woods.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Eski İngilizce'deki 'wandrian' (amaçsızca dolaşmak) kelimesinden gelir. Almanca 'wandern' (doğa yürüyüşü yapmak) ile ilgilidir.
Hafıza İpuçları
'Van'da 'derin'lere doğru amaçsızca gezindiğini hayal et. Van-dering.