weariness
Çeviri
yorgunluk, bitkinlik, bıkkınlık
Örnekler
A wave of weariness washed over him.
Üzerine bir yorgunluk dalgası çöktü.
Her weariness was clear from her voice.
Yorgunluğu sesinden belliydi.
Dilbilgisi Kalıpları
((weariness)) yorgunluk durumu. His weariness was evident after the long journey.
((weariness)) ((of sth.)) (bir şeye karşı) bıkkınlık hissi. He felt a weariness of the constant arguments.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: fatigue, tiredness, exhaustion; Zıt anlamlılar: energy, vigour
Etimoloji
'Aşındırmak' anlamındaki 'to wear' fiilinden ve durum veya koşul belirten isimler oluşturan '-ness' ekinden türemiştir.
Hafıza İpuçları
'Eskiyip yıpranmış' (worn out) kıyafetleri düşünün – bedeniniz ve zihniniz de aynı şekilde hissedebilir ve bu da 'weariness'e yol açar.