adjective

charged

gergin, yüklü, duygu dolu

The atmosphere in the room was charged.

Odadaki atmosfer gergindi.

It was a politically charged debate.

Politik olarak gergin bir tartışmaydı.

charged bir ((isim)) gergin bir (isim) It was a charged atmosphere.

((be)) charged ((with sth.)) (bir şey) ile dolu olmak The air was charged with excitement.

Eş anlamlılar: tense, fraught, loaded; Zıt anlamlılar: relaxed, calm, neutral

'Charge' (yüklemek) fiilinin geçmiş zaman ortacı, Eski Fransızca 'chargier' (yüklemek) kelimesinden gelir. Duygu veya elektrikle 'yüklü' olma durumunu tanımlar.

Bir bataryanın elektrikle 'şarj' olduğunu ve bir odanın gerilimle 'yüklü' olduğunu hayal edin. Her ikisi de potansiyel enerji doludur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.