noun

commission

komisyon, kurul, görev, yetki

He earns a 10% commission on sales.

Satışlardan %10 komisyon kazanıyor.

A commission was set up to investigate the accident.

Kazayı araştırmak için bir komisyon kuruldu.

She received a commission to paint the portrait.

Portreyi yapması için bir sipariş aldı.

`bir şey üzerinden komisyon` satış değerine dayalı bir ödeme. He earns a good commission on his sales.

`bir şey yapma görevi` bir şeyi yapmak için resmi bir görev veya emir. The artist received a commission to paint the queen.

`bir soruşturma komisyonu` bir şeyi araştırmak için kurulan resmi bir grup. The government established a commission of inquiry.

Eş anlamlılar: (ücret) yüzde, pay; (kurul) heyet, panel; (görev) vazife, iş.

Latince 'commissio' ('birlikte gönderme') kelimesinden gelir. 'com-' (ile, birlikte) + 'missio' (gönderme), 'mittere' (göndermek) fiilinden türemiştir.

Bunu bir 'ortak görev' (co-mission) olarak düşünün: birlikte bir göreve gönderilen bir grup (kurul), size verilen bir görev (yetki) veya bir görev için ödeme (komisyon).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.