verb

complain

şikayet etmek, yakınmak, sızlanmak

She complained about the terrible service.

Berbat hizmetten şikayet etti.

He complained that the room was too cold.

Odanın çok soğuk olduğundan şikayet etti.

He complained of a pain in his chest.

Göğsündeki bir ağrıdan yakındı.

((about sth.)) (bir şeyden) şikayet etmek She complained about the terrible service.

((that ...)) ...diye şikayet etmek He complained that the room was too cold.

((of sth.)) (bir ağrıdan vb.) yakınmak He complained of a pain in his chest.

Eş anlamlılar: grumble, moan, protest (sızlanmak); Zıt anlamlılar: praise, compliment (övmek)

Eski Fransızca 'complaindre' kelimesinden, o da Latince 'com-' (yoğunlaştırıcı) + 'plangere' (yakınmak, göğsünü dövmek) kelimelerinden gelir.

Bir 'plan'ınız varken işler ters giderse, gelip (come) şikayet (complain) edersiniz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.