verb

complicate

karmaşıklaştırmak, zorlaştırmak, içinden çıkılmaz hale getirmek

Don't complicate the situation with unnecessary details.

Gereksiz detaylarla durumu karmaşıklaştırma.

The issue is complicated by a lack of funding.

Mesele, fon eksikliği nedeniyle karmaşıklaşıyor.

((bir şeyi)) karmaşıklaştırmak Durumu karmaşıklaştırma.

((bir şey tarafından karmaşıklaştırılmak)) (bir şey) yüzünden zorlaşmak Mesele, fon eksikliği nedeniyle karmaşıklaşıyor.

Eş anlamlılar: zorlaştırmak, içinden çıkılmaz hale getirmek; Zıt anlamlılar: basitleştirmek, açıklığa kavuşturmak

Latince 'complicare' (birlikte katlamak) kelimesinden gelir. 'Com-' (birlikte) + 'plicare' (katlamak). Birçok kez birlikte katlanan şeyler karmaşık hale gelir.

Bir kağıt parçasını ('plicare') birçok kez 'birlikte' ('com-') katladığınızı hayal edin. Açması çok 'karmaşık' hale gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.