verb

conclude

sonuçlandırmak, bitirmek, karara varmak

The report concludes that the plan is unworkable.

Rapor, planın uygulanamaz olduğu sonucuna varıyor.

He concluded his speech with a joke.

Konuşmasını bir fıkrayla bitirdi.

They concluded a deal with the new company.

Yeni şirketle bir anlaşma imzaladılar.

((that...)) ...sonucuna varmak The report concludes that the plan is unworkable.

((sth.)) ((with sth.)) ...ile bitirmek He concluded his speech with a joke.

((sth.)) ((with sb.)) ...ile anlaşma yapmak They concluded a deal with the new company.

Eş anlamlılar: bitirmek, sonlandırmak, karara varmak; Zıt anlamlılar: başlamak, açmak

Latince 'con-' (birlikte) ve 'claudere' (kapatmak) kelimelerinden gelir. Bir tartışmayı veya süreci 'kapatma' fikrinden türemiştir.

Bir toplantıyı, tartışmayı sonlandırıp nihai bir karara vararak 'sonuçlandırdığınızı' düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.