verb

confess

itiraf etmek, günah çıkarmak, kabul etmek

He confessed his crime to the police.

Suçunu polise itiraf etti.

She confessed to breaking the vase.

Vazoyu kırdığını itiraf etti.

I must confess I don't like his new book.

İtiraf etmeliyim ki yeni kitabını beğenmedim.

((sb.))'a ((sth.))'i itiraf etmek En iyi arkadaşına sırrını itiraf etti.

((-ing)) yaptığını itiraf etmek Parayı çaldığını itiraf etti.

((that ...)) ... olduğunu itiraf etmek Hatalı olduğumu itiraf etmeliyim.

Eş anlamlılar: admit, acknowledge, own up; Zıt anlamlılar: deny, conceal

Latince 'kabullenmek' anlamına gelen 'confiteri'den gelir. 'con-' (tamamen) + 'fateri' (itiraf etmek).

Bir şeyi tamamen ('con-') 'profess' (beyan etmek). Yaptığınız veya inandığınız bir şeyi tamamen belirtiyorsunuz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.