noun

confrontation

yüzleşme, çatışma, karşılaşma

He wants to avoid a confrontation with his boss.

Patronuyla bir yüzleşmeden kaçınmak istiyor.

There was a violent confrontation between the two groups.

İki grup arasında şiddetli bir çatışma yaşandı.

a confrontation ((with sb.)) (biriyle) yüzleşme Müdürle bir yüzleşme arıyor.

a confrontation ((between A and B)) (A ile B) arasında bir yüzleşme Polis ve protestocular arasındaki yüzleşme şiddetlendi.

Eş anlamlılar: çatışma, anlaşmazlık; Zıt anlamlılar: anlaşma, uyum

Latince 'con-' (birlikte) + 'frons' (alın) kelimelerinden gelir, 'alın alına gelmek' anlamına gelir.

İki kişinin bir çatışmaya hazır halde birbirlerinin 'önünde' durduğunu düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.