verb

consist

-den oluşmak, -den ibaret olmak

The team consists of four Europeans and two Americans.

Takım dört Avrupalı ve iki Amerikalıdan oluşuyor.

Success consists in hard work and determination.

Başarı, sıkı çalışma ve kararlılıktan ibarettir.

to consist of ((sth.)) (-den) oluşmak The meal consists of three courses.

to consist in ((sth.)) (-den) ibaret olmak Happiness consists in being content.

Synonyms: comprise, compose, constitute, involve

Latince 'con-' (birlikte) + 'sistere' (durmak) kelimelerinden gelir. Kelime anlamı 'birlikte durmak'tır ve bir bütün oluşturmayı ima eder.

Tam bir birim oluşturmak için 'birlikte duran' (con-sist) farklı parçaları hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.