noun

contention

anlaşmazlık, tartışma, iddia, rekabet

The main point of contention was the new budget.

Ana anlaşmazlık noktası yeni bütçeydi.

It is my contention that the theory is flawed.

Benim iddiam, teorinin kusurlu olduğudur.

She is in contention for the gold medal.

Altın madalya için rekabet halinde.

a point of ((contention)) (bir anlaşmazlık noktası) Ana anlaşmazlık noktası paraydı.

sb's ((contention)) that... (...olduğu yönündeki (birinin) iddiası) Onun masum olduğu benim iddiamdır.

to be in ((contention)) for sth. (bir şey için rekabet halinde olmak) İki takım şampiyonluk için rekabet halinde.

Synonyms: disagreement, dispute, assertion; Antonyms: agreement, harmony

Latince 'contendere' (çabalamak, tartışmak) kelimesinden gelir, 'con-' (ile) + 'tendere' (germek) köklerinden oluşur. Birbirine karşı gerilme fikrini taşır.

İki tarafın bir konu için 'contend' (mücadele etmesi) ve bunun 'contention' (anlaşmazlık) yaratması olarak düşünün. Kelime içinde 'tension' (gerilim) barındırır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.