noun

affair

mesele, ilişki, olay, iş

The wedding was a grand affair.

Düğün büyük bir olaydı.

That's my affair, not yours.

Bu benim meselem, senin değil.

She was having an affair with her boss.

Patronuyla bir ilişkisi vardı.

((a/an ~ affair)) ~ bir olay The party was a very noisy affair.

((have an affair with sb.)) (biriyle) ilişkisi olmak He is having an affair with his colleague.

Synonyms: event, matter, issue, concern, liaison

Eski Fransızca 'a faire' (yapılacak) kelimesinden gelir. 'a' (için) ve 'faire' (yapmak) kelimelerini birleştirir, kelimenin tam anlamıyla 'yapılacak bir şey'.

Türkçedeki 'afair' kelimesi genellikle aşk ilişkisi anlamında kullanılır. Diğer anlamları için 'bir fuar (fair) meselesi (affair)' gibi bir bağlantı kurabilirsiniz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.