noun

affinity

yakınlık, ilgi, benzerlik

She has a natural affinity for music.

Müziğe karşı doğal bir yakınlığı var.

There is a close affinity between the two languages.

İki dil arasında yakın bir benzerlik var.

affinity ((for/with sb./sth.)) (birine/bir şeye) yakınlık She has a natural affinity for music.

affinity ((between sth.)) (bir şeyler) arasında benzerlik There is a close affinity between the two languages.

Eş anlamlılar: empathy, rapport, similarity; Zıt anlamlılar: aversion, dislike

Latince 'affinitas' kelimesinden, 'ad-' (yönelme) + 'finis' (sınır) köklerinden gelir ve 'sınırdaş' veya 'evlilik yoluyla akraba' anlamına gelir.

'affinity' kelimesini biriyle veya bir şeyle 'iyi' (fine) bir bağ hissetmek veya aynı 'bitiş çizgisinde' (finish line) olmak gibi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.