verb

afflict

üzmek, acı vermek, musallat olmak

The country was afflicted by famine.

Ülke kıtlıktan mustaripti.

He is afflicted with a rare disease.

Nadir bir hastalığa yakalanmış.

((birini/bir şeyi)) ((bir şeyle)) (birini/bir şeyi) (bir şeyle) üzmek He is afflicted with a rare disease.

((bir şeyden)) mustarip olmak (bir şeyden) mustarip olmak The country was afflicted by famine.

Eş anlamlılar: trouble, burden, distress, plague; Zıt anlamlılar: comfort, relieve, soothe

Latince 'yere sermek' anlamına gelen 'affligere' kelimesinden, 'ad-' (yönelme) + 'fligere' (vurmak) birleşiminden gelir.

Sizi 'yere seren' ve acı çektiren bir 'çatışma (conflict)' hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.