noun

counterbalance

denge ağırlığı, karşı denge, telafi

The heavy engine acts as a counterbalance.

Ağır motor bir denge ağırlığı görevi görüyor.

His calm personality is a counterbalance to her anxiety.

Onun sakin kişiliği, kadının endişesine karşı bir denge unsurudur.

((bir şeye)) karşı bir denge unsuru başka bir şeyi dengeleyen veya etkisiz hale getiren bir güç veya etki Onun sakin kişiliği, kadının endişesine karşı bir denge unsurudur.

Eş anlamlılar: denge ağırlığı, telafi; Zıt anlamlılar: dengesizlik

'counter-' (karşı) ve 'balance' (denge) kelimelerinden. Kelimenin tam anlamıyla, başka bir şeye karşı denge sağlayan şey.

Bir tahterevalli hayal edin. Bir taraftaki ağırlık, diğer taraftaki 'denge ağırlığı' ile dengelenir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.