noun

afterthought

sonradan akla gelen fikir, ilave, ek

She packed her umbrella as an afterthought.

Şemsiyesini sonradan aklına gelince çantasına koydu.

The safety features were not an afterthought.

Güvenlik özellikleri sonradan eklenmiş bir şey değildi.

as an afterthought sonradan akla gelince Şemsiyesini sonradan aklına gelince çantasına koydu.

Eş anlamlılar: addition, add-on, second thought; Zıt anlamlılar: forethought, plan

'after' (sonra) + 'thought' (düşünce) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamıyla, ana eylemden veya karardan sonra gelen düşüncedir.

Bir e-postayı gönderdikten *sonra* (after) önemli bir şey *düşündüğünüzü* (thought) hayal edin. İşte bu bir 'afterthought'tur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.