preposition

against

-e karşı, aleyhinde, -e dayalı

He voted against the new law.

Yeni yasaya karşı oy verdi.

She leant against the wall.

Duvara yaslandı.

It's against the rules.

Bu kurallara aykırı.

The painting looks good against the white wall.

Tablo beyaz duvara karşı iyi görünüyor.

((bir şey/biri)) (-e) karşı He voted against the new law.

((bir şey/biri)) (-e) dayalı She leant against the wall.

Eş anlamlılar: versus, opposite; Zıt anlamlılar: for, with

Eski İngilizce'de 'yönünde, zıt' anlamına gelen 'ongean' kelimesinden türemiştir. 'a-' eki 'on' kelimesinin bir biçimidir.

İki gücün birbirine karşı ('against') ittiğini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.