noun

agency

ajans, kurum, aracılık, eylemlilik

I booked the holiday through a travel agency.

Tatili bir seyahat acentesi aracılığıyla ayırttım.

A government agency is investigating the matter.

Bir devlet kurumu konuyu araştırıyor.

She felt she had no agency in her own life.

Kendi hayatında hiç söz sahibi olmadığını hissetti.

((a/an ... agency)) bir ... ajansı I work for a recruitment agency.

((a government agency)) bir devlet kurumu The Environment Agency monitors pollution.

((to have agency)) eylemliliğe/söz hakkına sahip olmak He wanted to give his characters more agency.

Synonyms: bureau, organisation, firm; Antonyms: inaction

Latince 'yapmak, hareket etmek' anlamına gelen 'agere' kelimesinden gelir. Ajans, başkaları için işlerin yapıldığı veya hareket edildiği yerdir.

Bir 'ajan'ın bir 'ajans' için çalıştığını düşünün. Her ikisi de eylemle ilgilidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.