adjective

decent

düzgün, terbiyeli, makul, nazik

He's a decent person.

O düzgün bir insan.

I earn a decent salary.

Makul bir maaş kazanıyorum.

That's very decent of you.

Çok naziksiniz.

((düzgün bir)) ((isim)) saygın veya tatmin edici bir şey/kişi O düzgün bir insan.

((birinin bir şey yapması)) nazik olmak birinin bir şey yapmasının nazik veya cömert olması Çok naziksiniz.

Eş anlamlılar: saygın, tatmin edici, yeterli; Zıt anlamlılar: terbiyesiz, kötü, yetersiz

Latince 'decere' (uygun olmak) fiilinin şimdiki zaman sıfat-fiili olan 'decens' (uygun, münasip) kelimesinden gelir.

Genellikle 'mükemmel' anlamında değil, 'yeterince iyi' veya 'kabul edilebilir' anlamında kullanılır. 'A decent meal' sağlam, doyurucu bir yemektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.