noun

deduction

çıkarım, sonuç, kesinti

His deduction was based on the available evidence.

Onun çıkarımı mevcut kanıtlara dayanıyordu.

Tax deductions can lower your taxable income.

Vergi indirimleri vergilendirilebilir gelirinizi düşürebilir.

((bir şeyden)) çıkarım Kanıtlara dayalı bir sonuç Onun çıkarımı mevcut kanıtlara dayanıyordu.

((bir şeyden)) kesinti Toplamdan alınan bir miktar Vergi indirimleri vergilendirilebilir gelirinizi düşürebilir.

Synonyms: çıkarım, sonuç (anlam 1 için); çıkarma, azaltma (anlam 2 için)

Latince 'deductio' (bir uzaklaştırma, bir sonuç) kelimesinden gelir. 'deduce' fiili ile ilgilidir.

İki anlamı vardır: 1) gerçeği bulmak için olasılıkların zihinsel olarak 'çıkarılması' (Sherlock gibi), 2) toplam bir miktardan finansal bir 'kesinti'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.