adjective

delirious

hezeyanlı, sayıklayan, çılgın

The patient was delirious with a high fever.

Hasta yüksek ateşten sayıklıyordu.

She was delirious with joy after winning.

Kazandıktan sonra sevinçten çılgına dönmüştü.

delirious ((with sth.)) ateş veya hastalık nedeniyle net düşünemeyen veya konuşamayan. The patient was delirious with a high fever.

delirious ((with sth.)) aşırı mutlu veya heyecanlı. She was delirious with joy after winning.

Synonyms: tutarsız, coşkulu, çılgın; Antonyms: berrak, sakin, rasyonel

Latince 'delirare' (çıldırmak, saçmalamak), kelimenin tam anlamıyla 'karıktan çıkmak'. de- (dışarı) + lira (karık).

Sürülmüş bir tarlada 'karıktan çıkmayı' hayal edin; bu, kafası karışık veya aşırı heyecanlı bir zihni temsil eder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.