noun

deportation

sınır dışı etme, sürgün

He is facing deportation to his home country.

Kendi ülkesine sınır dışı edilme tehlikesiyle karşı karşıya.

The government ordered the deportation of illegal immigrants.

Hükümet yasadışı göçmenlerin sınır dışı edilmesini emretti.

deportation of ((sb.)) (birinin) sınır dışı edilmesi The government ordered the deportation of illegal immigrants.

deportation to ((a place)) (bir yere) sınır dışı edilme He is facing deportation to his home country.

Eş anlamlılar: expulsion, exile, banishment

Latince 'deportare' (alıp götürmek) kelimesinden, 'de-' (uzak) + 'portare' (taşımak) kökünden gelir.

Bir ülkeden 'alıp götürüldüğünüzü' (de- + port) düşünün. Liman (port) gibi, ama giden insanlar için.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.