verb

disappoint

hayal kırıklığına uğratmak, umudunu kırmak

I'm sorry to disappoint you.

Seni hayal kırıklığına uğrattığım için üzgünüm.

The film's ending will disappoint fans.

Filmin sonu hayranlarını hayal kırıklığına uğratacak.

((birini)) hayal kırıklığına uğratmak The result disappointed me.

Synonyms: yüzüstü bırakmak, cesaretini kırmak; Antonyms: tatmin etmek, memnun etmek

'dis-' (olumsuzluk) + 'appoint' (atamak). Başlangıçta birini atanmış bir görevden almak anlamına geliyordu, bu da onları hayal kırıklığına uğratırdı.

Önemli bir 'appointment'ı (randevuyu) kaçırdığınızı düşünün. Bu, buluşmanız gereken kişiyi 'disappoint' (hayal kırıklığına uğratır).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.