"dis" ile başlayan kelimeler
165 kelime
disability
engellilik
noun
disabled
engelli
adjective
disabling
sakat bırakan
adjective
disadvantage
dezavantaj
noun
disadvantaged
dezavantajlı
adjective
disaffected
hoşnutsuz
adjective
disagree
aynı fikirde olmamak
verb
disagreement
anlaşmazlık
noun
disappear
ortadan kaybolmak
verb
disappearance
ortadan kaybolma
noun
disappeared
kaybolmak
verb
disappoint
hayal kırıklığına uğratmak
verb
disappointed
hayal kırıklığına uğramış
adjective
disapproval
onaylamama
noun
disarm
silahsızlandırmak
verb
disarmament
silahsızlanma
noun
disaster
felaket
noun
disastrous
feci
adjective
disbelief
inançsızlık
noun
disc
disk
noun
discard
atmak
verb
discern
ayırt etmek
verb
discerning
anlayışlı
adjective
discernment
muhakeme
noun
discharge
taburcu etmek
verb
disciple
öğrenci
noun
discipline
disiplin
noun
disciplined
disiplinli
adjective
disclaimant
feragat eden kimse
noun
disclaimer
feragatname
noun
disclose
ifşa etmek
verb
disclosure
ifşa
noun
discomfiture
şaşkınlık
noun
discomfort
rahatsızlık
noun
disconnect
bağlantıyı kesmek
verb
disconnection
bağlantının kesilmesi
noun
discontent
hoşnutsuzluk
noun
discontinuation
durdurma
noun
discontinue
durdurmak
verb
discord
anlaşmazlık
noun
discordance
uyumsuzluk
noun
discount
indirim
noun
discounted
indirimli
adjective
discountenance
onaylamamak
verb
discourage
cesaretini kırmak
verb
discouragement
cesaretin kırılması
noun
discourse
söylem
noun
discover
keşfetmek
verb
discoverer
kâşif
noun
discovery
keşif
noun
discreet
ağzı sıkı
adjective
discreetly
gizlice
adverb
discrepancy
tutarsızlık
noun
discrete
ayrı
adjective
discretion
takdir yetkisi
noun
discriminate
ayrımcılık yapmak
verb
discriminating
anlayışlı
adjective
discrimination
ayrımcılık
noun
discuss
tartışmak
verb
discussed
tartışılmış
verb
discussing
tartışan
verb
discussion
tartışma
noun
disdain
küçümseme
noun
disease
hastalık
noun
disembark
inmek
verb
disembarkation
karaya çıkma
noun
disembarkment
karaya çıkma
noun
disenchant
büyüsünü bozmak
verb
disenchantment
hayal kırıklığı
noun
disenfranchise
oy hakkından mahrum etmek
verb
disenfranchisement
oy hakkından mahrum etme
noun
disengagement
çekilme
noun
disfavor
onaylamama
noun
disfigure
şeklini bozmak
verb
disfigurement
şekil bozukluğu
noun
disgrace
rezalet
noun
disguise
kılık değiştirmek
verb
disgusting
iğrenç
adjective
dish
tabak
noun
disharmony
uyumsuzluk
noun
dishes
bulaşıklar
noun
dishonest
dürüst olmayan
adjective
dishonesty
dürüst olmama
noun
dishwasher
bulaşık makinesi
noun
disillusion
hayal kırıklığına uğratmak
verb
disillusionment
hayal kırıklığı
noun
disinfect
dezenfekte etmek
verb
disinfectant
dezenfektan
noun
disintegrate
parçalanmak
verb
disintegration
parçalanma
noun
disjoint
bağlantısız
adjective
dislocation
çıkık
noun
dismal
kasvetli
adjective
dismantle
sökmek
verb
dismantlement
sökme
noun
dismay
dehşet
noun
dismiss
kovmak
verb
dismissal
işten çıkarma
noun
dismissed
işten çıkarılmış
adjective
dismissive
küçümseyen
adjective
disorder
düzensizlik
noun
disorderly
düzensiz
adjective
disparity
eşitsizlik
noun
dispatch
göndermek
verb
dispatcher
dispeçer
noun
dispel
gidermek
verb
dispensation
muafiyet
noun
dispense
dağıtmak
verb
disperse
dağıtmak
verb
displace
yerinden etmek
verb
displacement
yerinden edilme
noun
display
sergilemek
verb
disposable
tek kullanımlık
adjective
disposal
elden çıkarma
noun
dispose
elden çıkarmak
verb
disposition
mizaç
noun
disproof
çürütme
noun
disproportion
orantısızlık
noun
disprove
çürütmek
verb
dispute
anlaşmazlık
noun
disqualification
diskalifiye
noun
disquiet
huzursuzluk
noun
disregard
görmezden gelmek
verb
disrepair
bakımsızlık
noun
disrupt
aksatmak
verb
disruption
aksama
noun
dissatisfaction
memnuniyetsizlik
noun
dissect
parçalara ayırmak
verb
disseminate
yaymak
verb
dissemination
yayma
noun
dissent
aynı fikirde olmamak
verb
dissertation
tez
noun
dissidence
muhalefet
noun
dissipate
dağıtmak
verb
dissolution
fesih
noun
dissolve
çözmek
verb
dissonance
uyumsuzluk
noun
dissuade
vazgeçirmek
verb
distance
mesafe
noun
distant
uzak
adjective
distillation
damıtma
noun
distillery
damıtımevi
noun
distinct
belirgin
adjective
distinction
ayrım
noun
distinctive
ayırt edici
adjective
distinctly
belirgin bir şekilde
adverb
distinguish
ayırt etmek
verb
distinguished
seçkin
adjective
distort
çarpıtmak
verb
distorted
çarpıtılmış
adjective
distortion
çarpıtma
noun
distract
dikkatini dağıtmak
verb
distracted
dikkati dağılmış
adjective
distraction
dikkat dağıtan şey
noun
distress
ıstırap
noun
distribute
dağıtmak
verb
distributed
dağıtılmış
adjective
distribution
dağıtım
noun
distributor
distribütör
noun
district
bölge
noun
distrust
güvenmemek
verb
disturb
rahatsız etmek
verb
disturbance
rahatsızlık
noun
disturbed
rahatsız
adjective
disturbing
rahatsız edici
adjective