discern
Çeviri
ayırt etmek, sezmek, fark etmek
Örnekler
I could just discern a figure in the distance.
Uzaktaki bir şekli zar zor seçebiliyordum.
It is difficult to discern the truth.
Gerçeği ayırt etmek zordur.
He could not discern any difference between the two.
İkisi arasında hiçbir fark göremedi.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şeyi)) ayırt etmek, sezmek I could just discern a figure in the distance.
Benzer Kelimeler
Synonyms: perceive, distinguish, recognise; Antonyms: overlook, ignore
Etimoloji
Latince 'dis-' (ayrı) + 'cernere' (elemek) kelimelerinden gelir. Zihinsel olarak bir şeyleri ayırmak anlamına gelir.
Hafıza İpuçları
Gerçeği 'ayırt etmek' için bir konunun 'derinine in'diğinizi ('discern') düşünün.