discerning
Çeviri
anlayışlı, zeki, seçici
Örnekler
She has a discerning eye for art.
Sanata karşı anlayışlı bir gözü var.
The discerning customer will appreciate the quality.
Anlayışlı müşteri kaliteyi takdir edecektir.
Dilbilgisi Kalıpları
((discerning)) ((isim)) anlayışlı, seçici Anlayışlı müşteri kaliteyi takdir edecektir.
Benzer Kelimeler
Synonyms: perceptive, astute, selective; Antonyms: undiscerning, indiscriminate
Etimoloji
'discern' fiilinin sıfat olarak kullanılan '-ing' hali. Aktif olarak 'ayırt eden' veya iyiyi kötüden ayıran birini tanımlar.
Hafıza İpuçları
'Anlayışlı' (discerning) bir kişi, kalite ile değersiz olan arasındaki farkı 'ayırt edebilir' (discern).