noun

discernment

muhakeme, feraset, sezgi

He shows great discernment in his choices.

Seçimlerinde büyük bir muhakeme yeteneği gösteriyor.

It's a matter of artistic discernment.

Bu bir sanatsal feraset meselesi.

((discernment)) ((in sth.)) (bir şeyde) muhakeme, feraset Seçimlerinde büyük bir muhakeme yeteneği gösteriyor.

Synonyms: judgement, acumen, perception; Antonyms: indiscretion, foolishness

'discern' fiili + isim yapan '-ment' ekinden oluşur. Ayırt edebilme durumu veya sonucudur.

'Muhakeme' (discernment), gerçekleri 'ayırt ettikten' (discern) sonra sahip olduğunuz 'yargıdır' (judgement).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.