adjective

discounted

indirimli, iskontolu

These tickets are heavily discounted for students.

Bu biletler öğrenciler için büyük oranda indirimli.

She bought a discounted dress in the sale.

İndirimde indirimli bir elbise aldı.

((bir şey)) indirimli ((bir şey))in fiyatı düşürülmüş These tickets are heavily discounted for students.

Eş anlamlılar: reduced, on sale; Zıt anlamlılar: full-price

'dis-' (ayrı) ve 'count' (saymak) kelimelerinden gelir. Aslında bir hesaptan düşmek anlamına geliyordu.

'dis-' (değil) + 'count' (saymak) = tam fiyatı saymamak olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.