adjective

discriminating

anlayışlı, zevk sahibi, seçici

She has a discriminating taste in art.

Sanatta zevk sahibi bir beğenisi var.

The store caters to a discriminating clientele.

Mağaza, seçici bir müşteri kitlesine hizmet vermektedir.

((discriminating)) + isim zevk sahibi, seçici Sanatta zevk sahibi bir beğenisi var.

Eş anlamlılar: anlayışlı, seçici, zevk sahibi; Zıt anlamlılar: gelişigüzel

Latince 'discriminare' (ayırt etmek) kelimesinden, 'dis-' (ayrı) ve 'cernere' (elemek) köklerinden gelir.

İyi ile kötü kaliteyi 'ayırt edebilen' (discriminate) birini düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.