noun

discrimination

ayrımcılık, fark gözetme, ayırt etme

Laws against racial discrimination must be enforced.

Irk ayrımcılığına karşı yasalar uygulanmalıdır.

He showed great discrimination in his choice of friends.

Arkadaş seçiminde büyük bir ayırt etme yeteneği gösterdi.

sb./sth. karşı ((ayrımcılık)) birine/bir şeye karşı ayrımcılık Irk ayrımcılığına karşı yasalar uygulanmalıdır.

sth. konusunda ((ayırt etme yeteneği)) bir konuda ayırt etme yeteneği Arkadaş seçiminde büyük bir ayırt etme yeteneği gösterdi.

Eş anlamlılar: önyargı, taraf tutma (haksız muamele); ayırt etme, muhakeme (iyi muhakeme)

Latince 'discriminatio' (bir ayrım) kelimesinden, 'discriminate' fiilinin isim halidir.

İki ana anlamına dikkat edin: olumsuz olan (haksız muamele) ve olumlu olan (iyi muhakeme). Bağlam çok önemlidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.