verb

discussing

tartışan, görüşen

They are discussing the new project.

Yeni projeyi tartışıyorlar.

Discussing politics can be difficult.

Siyaset tartışmak zor olabilir.

((bir şeyi)) ((biriyle)) (bir şeyi) (biriyle) tartışmak We discussed the plan with the manager.

Eş anlamlılar: talking about, debating, conferring

Latince 'parçalara ayırmak için sallamak' anlamına gelen 'discutere' kelimesinden gelir. 'dis-' (ayrı) + 'quatere' (sallamak).

Bir 'tartışmanın', bir fikri tüm parçalarını görmek için 'sallamak' gibi olduğunu hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.