disfavor
Çeviri
onaylamama, gözden düşme, hoşnutsuzluk
Örnekler
He looked at the proposal with disfavor.
Teklife hoşnutsuzlukla baktı.
The politician fell into public disfavor.
Politikacı halkın gözünden düştü.
Dilbilgisi Kalıpları
bir şeye ((hoşnutsuzlukla)) bakmak to disapprove of something He looked at the plan with disfavor.
((gözden düşmek)) to become disliked The policy fell into public disfavor.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: disapproval, dislike; Zıt anlamlılar: favor, approval
Etimoloji
'dis-' (değil) ön eki + 'favor' (onay, iyi niyet). Lütfun, kayırmanın tersi.
Hafıza İpuçları
'dis-favor' olarak düşünün: lehinde olmamak. İngiliz İngilizcesindeki yazılışı 'disfavour' şeklindedir.