verb

disfigure

şeklini bozmak, çirkinleştirmek

The acid badly disfigured his face.

Asit yüzünü fena halde çirkinleştirdi.

The new motorway disfigured the landscape.

Yeni otoyol manzarayı bozdu.

((bir şeyin/birinin)) şeklini bozmak to spoil the appearance of (sth./sb.) The graffiti disfigured the ancient monument.

Eş anlamlılar: mar, spoil, deface; Zıt anlamlılar: beautify, adorn

'dis-' (tersine çevirme) ön eki + 'figure' (şekil, biçim). Bir şeyin şeklini veya biçimini bozmak.

'dis-figure' olarak düşünün: bir şeyin veya birinin figürünü (şeklini veya görünümünü) bozmak.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.