adjective

disgusting

iğrenç, tiksindirici, mide bulandırıcı

The smell from the bin was disgusting.

Çöp kutusundan gelen koku iğrençti.

His behaviour at the party was disgusting.

Partideki davranışı iğrençti.

((bir şey)) iğrenç (bir şey) son derece nahoş Yemek iğrençti.

Eş anlamlılar: revolting, repulsive, sickening; Zıt anlamlılar: delightful, pleasant

'dis-' (tersini ifade eden) öneki ve Latince 'gustus' (tat) kelimesinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla kişinin tadını kaçıran bir şey demektir.

Tadı (gust) o kadar kötü olan bir şey düşünün ki sizde tiksinti (dis-) uyandırıyor. İşte bu 'disgusting'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.