noun

dish

tabak, yemek, bulaşık

Put the clean dishes in the cupboard.

Temiz tabakları dolaba koy.

This is my favourite Italian dish.

Bu benim en sevdiğim İtalyan yemeği.

It's your turn to do the dishes.

Bulaşıkları yıkama sırası sende.

bir tabak ((bir şey)) bir tür yiyecek içeren bir tabak bir tabak makarna

bulaşıkları yıkamak yemekten sonra tabakları, kaseleri vb. yıkamak Bulaşıkları yıkamaktan nefret ederim.

Eş anlamlılar: plate, bowl, meal

Latince 'discus' (disk, tabak) kelimesinden gelir, bu kelime aynı zamanda 'disc' ve 'desk' (masa) kelimelerinin de kökenidir.

'Dish' hem yemek yediğiniz fiziksel 'tabak' hem de o tabakta servis edilen 'yemek' anlamına gelebilir. İki anlamı da unutmayın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.