adjective

dishonest

dürüst olmayan, sahtekar

He was dishonest about his past.

Geçmişi hakkında dürüst değildi.

It was a dishonest way to win.

Kazanmak için dürüst olmayan bir yoldu.

((about sth.)) (bir şey) hakkında dürüst olmamak He was dishonest about his past.

Eş anlamlılar: yalancı, hilekar; Zıt anlamlılar: dürüst, doğru sözlü

'dis-' (değil) öneki + 'honest' (dürüst). Kelimenin tam anlamıyla 'dürüst olmayan' demektir.

'dis-' öneki genellikle 'disagree' (aynı fikirde olmamak) veya 'disappear' (gözden kaybolmak) gibi 'değil' veya 'tersi' anlamına gelir. Dürüst değilseniz, 'dishonest' olursunuz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.