noun

disorder

düzensizlik, bozukluk, kargaşa

The room was in a state of complete disorder.

Oda tam bir düzensizlik içindeydi.

He was diagnosed with a sleeping disorder.

Ona uyku bozukluğu teşhisi kondu.

The protest led to public disorder.

Protesto, kamu düzeninin bozulmasına yol açtı.

in a state of disorder düzensizlik halinde The office was in a state of disorder.

a (type of) disorder bir (tür) bozukluk He has a rare blood disorder.

Synonyms: chaos, mess, confusion; illness, condition; unrest; Antonyms: order, tidiness, peace

'dis-' (olumsuzluk, eksiklik) öneki ve 'order' (düzen) kelimesinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'düzen eksikliği' demektir.

Parçalara ayırın: DIS-ORDER. 'order' (düzen) kelimesinin zıttıdır, bu da hatırlamayı kolaylaştırır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.