noun

dispatcher

dispeçer, sevk görevlisi, yönlendirici

The taxi dispatcher sent a car immediately.

Taksi dispeçeri hemen bir araba gönderdi.

An emergency dispatcher answered the 999 call.

Bir acil durum dispeçeri 999 aramasını yanıtladı.

((bir)) dispeçer araç/mesaj gönderen kişi The emergency dispatcher took the call.

Synonyms: controller, operator, coordinator

İngilizce 'dispatch' (sevk etmek) + '-er' (yapan kişi) kelimesinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'sevk eden kişi'.

Araçları veya personeli 'sevk eden' birini hayal edin, örneğin bir taksi durağında veya acil serviste.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.