verb

dispel

gidermek, dağıtmak, ortadan kaldırmak

His speech helped to dispel their fears.

Konuşması korkularını gidermeye yardımcı oldu.

We need to dispel the myth that this is easy.

Bunun kolay olduğu efsanesini ortadan kaldırmamız gerekiyor.

((bir şeyi)) (bir şüpheyi, duyguyu) gidermek The report should dispel any doubts you have.

Synonyms: banish, eliminate, dissipate; Antonyms: gather, foster

Latince 'dis-' (ayrı, uzak) + 'pellere' (sürmek, itmek) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'uzağa sürmek' demektir.

Şüpheleri veya korkuları 'dağıtmak' gibi düşünün. 'Dis-' öneki ayrılma veya dağılma anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.