disprove
Çeviri
çürütmek, aksini ispatlamak
Örnekler
The new evidence disproves his claim.
Yeni kanıt onun iddiasını çürütüyor.
She managed to disprove the accusation.
Suçlamayı çürütmeyi başardı.
Dilbilgisi Kalıpları
((sth.)) (bir şeyi) çürütmek The experiment was designed to disprove the theory.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: çürütmek, yalanlamak; Zıt anlamlılar: kanıtlamak, doğrulamak
Etimoloji
'dis-' (karşıt) ve 'prove' (doğruluğunu kanıtlamak) kelimelerinden gelir. Yani bir şeyin doğru olmadığının, yani yanlış olduğunun karşıtını göstermek anlamına gelir.
Hafıza İpuçları
'Disprove', bir 'PROOF'u 'DIS-able' (bir kanıtı geçersiz kılmak) etmektir. Kanıtın artık işe yaramamasını sağlarsınız.